Akkoyunlu'nun ekonomik durumu oldukça önemliydi. Bölge, zengin tarım alanlarına ve ticari yolların geçişi nedeniyle zenginleşti. Çoğu toprakları tarımla geçinen Akkoyunlu, tarımsal üretimde de çok başarılıydı. Sultanı Abbas I. döneminde özellikle de Osmanlı İmparatorluğu ile olan ticari ilişkileri gelişti ve bu ilişkilerden büyük kazanç sağladılar. Ticaret yolları sayesinde, bölge, batıdan doğuya ve doğudan batıya yapılan ticaretin önemli bir merkezi haline geldi. Bunun sonucu olarak da Akkoyunlu zenginleşti ve bu zenginlikleriyle bölgede nüfuzlarını güçlendirdi.
Akkoyunlu'nun zenginliği sadece tarım ve ticaretten değil, aynı zamanda madenlerden ve diğer kaynaklardan da geliyordu. Bölge zengin maden yataklarına sahipti ve madenler, bölge ekonomisine büyük katkıda bulunuyordu. Ayrıca, Akkoyunlu, ticaret yolları üzerinde bulunan bir konumda olması nedeniyle ticaretten de önemli ölçüde kazanç sağlıyordu. Bölge, Avrupa, Asya ve Afrika'ya yapılan ticaretin önemli bir merkezi haline geldi ve bu da Akkoyunlu'nun zenginleşmesine katkıda bulundu.
Bununla birlikte, Akkoyunlu'nun zenginliği ve nüfuzu, diğer devletler ve güçler tarafından da tehdit ediliyordu. Bölgeyi ele geçirmek isteyen birçok devlet, Akkoyunlu ile çatışmaya girmeye çalıştı ve bu durum Akkoyunlu'nun güvenliğini ve zenginliklerini tehdit ediyordu.
Akkoyunlu, zenginliğine ve nüfuzuna rağmen, siyasi olarak da istikrarsız bir dönemden geçti. Sultanı Abbas I. döneminde, Akkoyunlu'nun sınırları genişledi ve bölge, güçlü bir devlet haline geldi. Ancak, sonraki dönemlerde, Akkoyunlu, siyasi ve iç çatışmalar nedeniyle zayıfladı.
Sonuç olarak, Akkoyunlu'nun ekonomik durumu oldukça önemliydi. Bölgenin zengin tarım alanları, ticari yolları ve maden yatakları, zenginliğinin temel kaynaklarıydı. Ancak, aynı zamanda, siyasi istikrarsızlık ve dış tehditler de Akkoyunlu'nun zenginliklerini tehdit ediyordu. Akkoyunlu, siyasi ve